Bugun...



SALGIN İNANÇ DÜNYAMIZA NASIL ETKİ EDECEK?

Radikalleşme, Selefilik, İslami Hareketler üzerine çalışan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Bölge Çalışmaları Program Danışmanı Prof. Dr. Hilmi Demir yazdı:

facebook-paylas
Güncelleme: 04-04-2020 13:36:36 Tarih: 01-04-2020 16:14

SALGIN İNANÇ DÜNYAMIZA NASIL ETKİ EDECEK?

Anlaşılıyor ki korona sonrası dünya bildiğimiz dünya olmayacak. Peki, o halde nasıl bir dünya bizi karşılayacak?

NASIL BİR DEĞİŞİM?

Bu dünyanın ekonomik ve siyasi yönlerine ilişkin çok şey söylendi. Sözgelimi Harvard Üniversitesi uluslararası ilişkiler profesörü Stephen Walt, güç ve nüfuzun Batı'dan Doğu'ya kayacağını, milliyetçiliğin sağlamlaşacağını, daha az açık, daha az müreffeh ve daha az hür bir dünyanın geleceğini söylüyor. Devletin geri geleceği, neo-liberal politikaların zayıflayacağı, uzmanlığa olan güvenin artacağı, dijitalleşmenin her alana yayılacağı ve biyo-iktidar alanlarının daha da güçleneceği bir değişim konuşuluyor.

Dünya bu kadar hızla bir dönüşüm yaşadığında dinî inançlarımız da kaçınılmaz olarak ondan nasibini alacaktır. Çünkü inançlarımız da yaşayabilmek için mekâna ihtiyaç duyar. Ekonomik, siyasal ve bilimsel tüm gelişmeler nasıl dünyaya bakışımızı değiştiriyorsa inançlarımızı da dönüştürür. O halde inanç dünyamıza ne olacak? Dinler ve inançlar yükselecek mi? Ya da yeni bir materyalizm ve bilimcilik dalgası ile mi karşı karşıya kalacağız?

TANRI ve DEVLET İLK HATIRLANANDIR

Çalışmalar, savaş gibi dış tehdit zamanlarında, insanların dinî inançlar ve uygulamalar da dâhil olmak üzere sosyal normlara daha sıkı bağlı kaldığını gösteriyor. Zira, Tanrı ve devlet, savaş ve büyük krizlerde her zaman ilk hatırlanandır. İnsanlar ya Tanrı'yı ya da devleti göreve çağırır. Savaşların milliyetçiliği, kahramanlığı yüceltmesi boşuna değildir. Buna karşılık salgın gibi belirsiz ve bilinmeyen düşman insanlarda farklı sonuçlar doğurabilir. Özellikle de bilimin aciz kaldığı durumlarda, Tanrı'nın bağışlayıcılığından daha çok gazabı hatırlanır. Belirsizlik korkusu bizi düzene, otoriteye ve güce boyun eğmeye sevk eder. Belirsizliğin ortadan kalkması ile birlikte insan daha gevşek ve esnek bir düzene geçer.

"HERKES BUNUN DÜNYANIN SONU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR"

Geçmişteki krizler karşısında insan tutumları bugün bize ne söylüyor?

Dünya yalnızca bugün bu türden geniş çaplı salgınlarla karşılaşmıyor aslında, veba salgını da geçmişte benzer bir kriz durumu yaratmıştı. 14. yüzyılda görülen ve “Kara Ölüm” olarak adlandırılan salgın da bir pandemi olarak kabul edilebilir. Elbette köprünün altından çok sular aktı, dünya artık 14. yüzyılın dünyası değil ama insanın krizler karşısında aldığı tutum ve davranış modelleri bize çok şey söyleyebilir.

Orta Çağ tarihçisi Agnolo di Tura, veba salgınında yaşananları şöyle tasvir ediyordu: “Hiç kimse hiçbir şeyi denemiyordu ve artık kilise çanları bile çalınmıyordu. Her gece ölen yüzlerce kişi için dev çukurlar kazılıyordu. Ve ben de kendi ellerimle oğullarımdan beşini gömdüm. Herkes bunun dünyanın sonu olduğuna inanıyor.”

İNSANLAR KİLİSEYE BAŞVURDU

O yıllarda, insanlar, kendi kontrollerinin dışında ve o günkü tıbbın çaresiz kaldığı bir salgınla karşılaşılınca, önce yardım, rehberlik ve şifa için Kilise'ye başvurdular. Çünkü devletlerin meşruiyetini de sağlayan yegâne otorite oydu. Orta Çağ'da doğa bilimleri ile Kilise karşı karşıya geldiğinde, otorite Kilise'nin yanında yer aldığı için her zaman Kilise'nin dediği oluyordu.

'KADER' BİLMECESİ

Kilise ve din adamları izin verilen tıp uygulayıcılarını ve uygulamaları kontrol ediyordu. Bu nedenle, tedaviler Kilise'nin öğretileriyle sınırlıydı. Kilise teolojiye meydan okuyan ilerlemelere karşı koyuyor ve organize edilmiş halk sağlığı çabalarını da yasaklıyordu. Sağlık ve tıbba başvurmak, Tanrı'nın isteğinden kaçınma girişimi olarak görülüyordu.

VEBA SONRASI KİLİSE'YE GÜVEN AZALDI

Veba salgınındaki tutumlarının Kilise ve din için çok ağır sonuçları oldu. İnsanlar Kilise'ye cömertçe bağışta bulunmalarına rağmen neden Tanrı'nın cezasından kurtulamadıklarını sorguladılar. Toplum kıtlık ve hastalıkla mücadele ederken Kilise lüks yaşamından geri kalmamış ve halkın üzerine ağır vergiler yüklemişti. Sonuçta veba yalnızca Avrupa'nın sosyal yapısını değil inançlarını da sarstı. Reforma giden yolu açan teolog John Wycliffe tarih sahnesine tam da böyle bir dönemde çıktı ve onun döneminde yavaş yavaş Papalık itibarını kaybetmeye başladı. Papalığın hem siyasal iktidarla çatışma içinde olması hem de halk üzerinde uyguladığı baskı ve sömürü faaliyetleri, bunun yanı sıra vazgeçemediği lüks tutkusu halkın nefretini kazanmasına neden olmuştu.

ÇAĞIN VASFI SEKÜLERİZM

Dünya artık Kilise'nin etrafında dönmüyor. Ruhani bir güç olsa da din adamları tıbba müdahil etme yetkilerini kaybettiler. Orta Çağ'dan çok farklı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Din her ne kadar kamusal alanda daha fazla görünür olsa da sekülerizm çağın en belirgin vasfı. Bu anlamda sekülerizmi din karşıtlığı olarak ele almadığımı ifade etmeliyim. Yaşadığımız kriz tam da sekülerizm çağını temsil ediyor.

İNSANLAR DİNİ KURUMLARA ESKİSİ KADAR GÜVENMİYOR

Dünyaca ünlü kamuoyu araştırma şirketi PEW'in anketlerine göre insanlar dinî kurumlara eskisi gibi güvenmiyorlar. Bir kiliseye bağlı olmaksızın inanç olarak Tanrı'ya bağlılık artıyor. İnsanlar yüce bir varlığa inanç besliyorlar ama bu bir dine ya da kiliseye bağlı olmaksızın devam edebiliyor. Kiliseye gitme oranları azalıyor. Bunu aslında Türkiye için de söylemek yanlış olmayacaktır, din adamlarına olan güven oldukça düşük çıkıyor.

ÖNCE TANRI'YA DEĞİL DEVLETE SIĞINILIYOR

Koronavirüs ile karşı karşıya kalan insan nereye sığınıyor?

Koronavirüs modern çağın insanlarını eve kapattı. Bu yüzden dindar, muhafazakâr, laik fark etmiyor insanların büyük çoğunluğu ilk önce Tanrı'ya değil devlete sığınıyor. Çağdaş devlet, Orta Çağ Kilisesi'nin cisimleşmiş bir tezahürü olarak yeniden doğuyor. Kriz zamanlarında hepimiz tek bir varlığın yardımına müracaat ediyoruz: Birçoğumuz için sık sık eleştirilen devletin sağlık sistemindeki tekeli hepimizin kurtuluş umudu oluyor.

MODERN İNSAN DİN ADAMINA DĞEİL 'UZMAN GÖRÜŞÜNE' BAŞVURUYOR

İkinci olarak da modern insan artık din adamına değil, bir uzman görüşüne başvurmayı daha çok tercih ediyor. Bu açıdan bakıldığında koronavirüs bilimin etkisini daha da güçlendirecek gibi. Milliyetçiliğe, devlete ve uzmanlığa olan güvenin arttığı bir süreçte, güvenilirliği aşınmış dinî kurumların işi daha da zor görünüyor. Özellikle de aynı kaşıkla herkesi kutsayan kilise, duvarları yalayan Şii ulema ve “camilerin kapanmasına” itiraz eden Sünni din adamlarıyla bu rüzgârın karşısında duramayız.

DİNLERİN TEMELİ 'CEMAAT OLMA'

Üçüncü olarak, dinlerin temelinde cemaat olma, toplu ibadet etme, bir araya gelerek dini ritüelleri yerine getirmek oldukça merkezidir. Bu uzun süreli tecrübe insanlara cemaatin dışında (kilise-cami) dua ve ibadet etme alışkanlığı kazandırırsa ne olur? Kurumsal ve cemaatle dindarlık yerine daha bireysel bir dindarlık tecrübesi daha cazip gelebilir.

KORONA 'UZMANLIĞA' GÜVENİ ARTIRACAK

Vebanın “ata binmiş iblisle” resmedildiği bir Orta Çağ'da yaşamıyoruz. Aksine düşmanın üç boyutlu resmini görüyoruz, virüsün hücre içine nasıl sızdığını gösteren videolar seyrediyoruz. İnsanlar koronadan kurtulmak için din adamlarına değil, bilim adamlarına koşuyorlar. Bu yüzden veba, uzmanlığa olan güveni getirmezken korona uzmanlığa olan güveni artıracak diyebiliyoruz. Bu da bize, dinlerin yerine bilimciliğin yükseleceği bir geleceğin kapımızda olduğunu gösteriyor.

Bir diğer husus da koronavirüsle mücadelede biyoteknolojiye başvurulması. Bu ise bedenler ve nüfuslar üzerinden hareket eden iktidarın daha da tahkim edilmesini sağlayabilir. Pandemi ile mücadele hastaları birer sayı gibi görmeyi zorunlu hale getiriyor. Ölümü kontrol altına alma, kimin yaşayacağına karar verme biyo-iktidar alanını daha da güçlendirecektir. Biyo-iktidar alanının güçlenmesi bilime ve sayılara olan güveni, istatistiğin tanrının ezeli bilgisi gibi her şeyi önceden haber verdiği algısını pekiştirecektir.

YENİ BİR MATERLALİZM DALGASI MI GELİYOR?

Koronavirüs sonrası yeni bir materyalizm dalgası mı gelecek?

O zaman, koronavirüs sonrası yeni bir materyalizm dalgasıyla mı karşı karşıya geleceğiz? Hiç sanmıyorum. Çünkü postmodernizm sonrası bir çağda yaşıyoruz ve bilimcilik asla insanların metafizik ve psişik güçlere inanmasına engel olmuyor. İçinde tılsımların olduğu iddia edilen kitapların çok satanlar listelerinde üst sıralara yerleşebildiği bir dünyada yaşıyoruz. Modern insan sekülerleştikçe metafizik ve psişik güçlere olan inancını kaybetmiyor. Modernizmin din-bilim, akıl-ruh çatışması çağımız insanını çok fazla ilgilendirmiyor. Onun dünyasında bilim ve seküler bir dünya çakralara inanmasına engel olmuyor.

Öte yandan veba salgını olduğunda, din yalnızca dini yorum tekelini ellerinde tutan otoritelerce yorumlanabiliyordu. Bugün ise din artık dini otoritelerin tekelinde değil. Düşünün; hiçbir din eğitimine sahip olmayan, Arapça bilmeyen Adnan Oktar bir dini cemaat lideri olarak ortaya çıkabiliyor. Günümüzde din yalnızca dinlerin kurumsal ve doktriner otoritelerine bağlı değil. Dinî sosyal yapı, artık oldukça farklı ve çeşitli kurumların müşteri kazanmak için rekabet ettikleri bir piyasa gibi.

Dolayısıyla bu pazara ilişkin üretim hız kesmeden devam edecek. Çünkü sekülerizm yükselirken dinimsi inançlar azalmıyor. Bilimcilik artık dini tehdit etmiyor çünkü bilim dinle eskisi gibi ilgilenmiyor. Sekülerleşme konusunda uzman olan akademisyen Volkan Ertit'in dile getirdiği gibi, ona karşı bir kayıtsızlık içinde. Bu da dini alandaki çözümlerin pazarda istendiği gibi alıcı bulmasına imkân veriyor.

KÜLT ÖRGÜTLER ve UZMANLIK

Bilime olan güven, uzmanlığa olan inanç sekülerleşmeyi artırdığı kadar psişik ve radikal inançları da güçlendirebiliyor. Kült örgütlere katılım sağlayan bilim insanları, eğitimli uzmanlar bize bunu öğretiyor. Geçenlerde ölen ve basında “sahte peygamber” olarak geçen İskender Evrenesoğlu bir mühendisti ve çok sayıda bağlısının da tekniker olarak biliniyor. Japonya'da sarin gazı saldırısında bulunan kült örgüt Aum Shrinkyo'nun çok eğitimli ve üst düzey müritleri vardı. DEAŞ terör örgütüne katılan çok sayıda mühendisi konu edinen Diego Gambetta ve Steffen Hertog'un hazırladığı Engineers of Jihad (Cihadın Mühendisleri) adlı çalışmayı hatırlamak yerinde olur. Bu örnekler de bize gösteriyor ki; sayılar, digital çağ, biyo-iktidar inançlar üzerindeki olumsuz etkisini daha çok kurumsal dinlere karşı gösterebiliyor.

Kimbilir belki de matematikçi filozof Pisagor'un aynı zamanda tarihteki kült örgüt olan “kardeşlik örgütünün” kurucusu olarak anılmasının sırrı da burada yatıyor. Teknik düşünme bazen duygusal zekayı dumura uğrattığından, duygusal zekası gelişmemiş insanlar için aidiyet duygusunu karşılayan, apokaliptik inançlarla dünyanın sonunun geldiği inançlarını pazarlayan kült gruplara tam bir fırsat sunuyor.

GENÇLERİN ÖNÜNDKEİ TEHLİKE 'DİGİTAL ÇAĞ'

Yaşadığımız günlerde çok dikkatimizi çekmeyen bir konu da, “ben neslinin” öz güvenine tavan yaptıran bir virüs salgınıyla karşı karşıya olduğumuz gerçeği…

Bu salgın, dikkat ederseniz, dijital çağın çocuklarını pas geçiyor. Virüsün gençlere bir şey yapmaması, onları daha çok yalnızlaştırabilir. Jean M. Twenge'in “I” nesli diye ifade ettiği, şarjları olmadığında kendilerini bir kara deliğin içinde hisseden bu nesli daha fazla sanal gerçeklik bağımlısı yapabilir. Toplumsal bağları azalmış, sosyal ilişkileri iyice zayıflamış, gerçeklik algıları bozulmuş bir neslin semptomlarını daha da azdıracaktır. Zira bu virüs tam da buraya denk geldi; dinle arası genellikle gevşek olan gençlerin koronavirüs sonrası bilimciliğe ve sanal gerçekliğe olan inançlarının artması, buna karşılık da toplumun inanç ve değerlerine karşı da daha kayıtsız olmaları beklenebilir. Bu ise sevgi sarmalıyla aidiyet ve kimlik veren, sanal gerçeklik algısına benzer bir “kapalı dünya” inşa eden kült gruplar için bulunmaz fırsat sunacaktır.

Son olarak, Müslümanların ve Hıristiyanların sayısı artacak ama korkarım din çağı patlaması da yaşamayacağız. Dinî kurumlara olan erozyonun hızlanacağı, geleneksel öğretilerin zayıflayacağı modern kültlerin daha fazla çoğalacağı “seküler maneviyatçılığın” tavan yaptığı bir zamana doğru yol alacağız.

timeturk




Bu haber 87 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ARAŞTIRMA Haberleri

YAZARLAR

EN GÜVENDİĞİNİZ SİYASETÇİ KİM?


HABER ARA
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 26 15 3 8 59 28 53 +31
2 Başakşehir FK 26 15 3 8 50 25 53 +25
3 Galatasaray 26 14 4 8 44 20 50 +24
4 Sivasspor 26 14 5 7 47 29 49 +18
5 Beşiktaş 26 13 8 5 40 32 44 +8
6 Alanyaspor 26 12 7 7 44 25 43 +19
7 Fenerbahçe 26 11 8 7 46 34 40 +12
8 Göztepe 26 10 9 7 31 30 37 +1
9 Gaziantep FK 26 8 10 8 36 41 32 -5
10 Denizlispor 26 8 11 7 26 34 31 -8
11 Antalyaspor 26 7 10 9 29 43 30 -14
12 Gençlerbirliği 26 7 12 7 33 44 28 -11
13 Kasımpaşa 26 7 14 5 38 50 26 -12
14 Konyaspor 26 5 10 11 21 33 26 -12
15 Yeni Malatyaspor 26 6 13 7 38 40 25 -2
16 Çaykur Rizespor 26 7 15 4 26 44 25 -18
17 MKE Ankaragücü 26 5 13 8 23 45 23 -22
18 Kayserispor 26 5 14 7 28 62 22 -34
Takım O G M B A Y P AV
1 Hatayspor 28 15 5 8 38 23 53 +15
2 BB Erzurumspor 28 13 7 8 30 22 47 +8
3 Bursaspor 28 14 7 7 43 35 46 +8
4 Adana Demirspor 28 12 7 9 55 35 45 +20
5 Akhisarspor 28 12 7 9 36 31 45 +5
6 Fatih Karagümrük 28 11 7 10 40 34 43 +6
7 Altay 28 11 7 10 36 30 43 +6
8 Ümraniyespor 28 11 10 7 39 39 40 0
9 Giresunspor 27 10 9 8 30 33 38 -3
10 Keçiörengücü 28 8 9 11 21 22 35 -1
11 Balıkesirspor 28 8 9 11 30 33 35 -3
12 Menemenspor 28 9 11 8 32 38 35 -6
13 İstanbulspor 27 7 8 12 38 34 33 +4
14 Altınordu 28 7 11 10 32 39 31 -7
15 Boluspor 28 4 11 13 24 36 25 -12
16 Osmanlıspor FK 28 6 13 9 32 42 24 -10
17 Adanaspor 28 3 14 11 26 42 20 -16
18 Eskişehirspor 28 7 16 5 32 46 17 -14
Takım O G M B A Y P AV
1 Samsunspor 28 23 1 4 64 11 73 +53
2 Manisa FK 28 19 3 6 79 31 63 +48
3 Hekimoğlu Trabzon 28 17 7 4 51 34 55 +17
4 Sancaktepe FK 28 16 8 4 51 23 52 +28
5 İnegölspor 28 13 9 6 41 30 45 +11
6 Afjet Afyonspor 28 13 11 4 47 30 43 +17
7 Tarsus İdman Yurdu 28 14 13 1 45 39 43 +6
8 Pendikspor 28 11 10 7 40 39 40 +1
9 Sarıyer 28 11 10 7 34 33 40 +1
10 Zonguldak Kömürspor 28 9 10 9 35 37 36 -2
11 Çorum FK 28 11 14 3 36 42 36 -6
12 Hacettepe Spor 28 11 15 2 37 48 35 -11
13 1922 Konyaspor 28 9 13 6 38 45 33 -7
14 Kırklarelispor 28 8 11 9 25 41 33 -16
15 Başkent Akademi FK 28 9 15 4 37 41 31 -4
16 Amed Sportif 28 7 14 7 28 46 28 -18
17 Gümüşhanespor 28 7 17 4 31 57 25 -26
18 Şanlıurfaspor 28 0 27 1 10 102 14 -92
Takım O G M B A Y P AV
1 Serik Belediyespor 28 16 5 7 49 24 55 +25
2 24Erzincanspor 28 14 4 10 47 22 52 +25
3 68 Aksaray Belediyespor 28 14 6 8 43 27 50 +16
4 1928 Bucaspor 28 14 7 7 47 34 49 +13
5 Artvin Hopaspor 28 12 5 11 38 21 47 +17
6 Düzcespor 28 12 6 10 32 18 46 +14
7 Karaköprü Belediyespor 28 10 6 12 25 22 42 +3
8 Çatalcaspor 28 9 5 14 39 28 41 +11
9 Silivrispor 28 8 6 14 37 31 38 +6
10 Sultanbeyli Bld. 28 9 8 11 33 27 38 +6
11 Kızılcabölükspor 28 8 8 12 39 37 36 +2
12 Yomraspor 28 9 10 9 28 30 36 -2
13 52 Orduspor FK 28 7 7 14 21 20 35 +1
14 Çankaya FK 28 9 12 7 33 37 34 -4
15 Şile Yıldızspor 28 6 11 11 23 30 29 -7
16 Erzin Spor Kulübü 28 6 12 10 27 34 28 -7
17 Tokatspor 28 1 23 4 16 66 7 -50
18 Manisaspor 28 1 24 3 16 85 0 -69
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/06/2020 Başakşehir FK vs Alanyaspor
 12/06/2020 Beşiktaş vs Antalyaspor
 12/06/2020 Çaykur Rizespor vs Galatasaray
 12/06/2020 Fenerbahçe vs Kayserispor
 12/06/2020 Gaziantep FK vs MKE Ankaragücü
 12/06/2020 Gençlerbirliği vs Konyaspor
 12/06/2020 Göztepe vs Trabzonspor
 12/06/2020 Sivasspor vs Denizlispor
 12/06/2020 Yeni Malatyaspor vs Kasımpaşa
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 16/06/2020 Giresunspor vs İstanbulspor
 19/06/2020 Adana Demirspor vs Osmanlıspor FK
 19/06/2020 Altay vs Akhisarspor
 19/06/2020 Balıkesirspor vs Menemenspor
 19/06/2020 BB Erzurumspor vs Eskişehirspor
 19/06/2020 Boluspor vs Altınordu
 19/06/2020 Giresunspor vs Adanaspor
 19/06/2020 İstanbulspor vs Hatayspor
 19/06/2020 Keçiörengücü vs Bursaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/07/2020 Bandırmaspor vs Kahramanmaraşspor
 18/07/2020 Bayburt Özel İdare Spor vs Sivas Belediyespor
 18/07/2020 Eyüpspor vs Van Spor
 18/07/2020 Kastamonuspor vs Etimesgut Belediyespor
 18/07/2020 Kırşehir Belediyespor vs Ergene Velimeşe
 18/07/2020 Niğde Anadolu FK vs Bodrumspor
 18/07/2020 Sakaryaspor vs Kardemir Karabükspor
 18/07/2020 Tuzlaspor vs Uşak Spor
 25/07/2020 Ankara Demirspor vs Tuzlaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/07/2020 Çankaya FK vs Tokatspor
 18/07/2020 Düzcespor vs Manisaspor
 18/07/2020 Erzin Spor vs Artvin Hopaspor
 18/07/2020 Karaköprü Belediyespor vs Serik Belediyespor
 18/07/2020 Silivrispor vs 52 Orduspor FK
 18/07/2020 Şile Yıldızspor vs Kızılcabölükspor
 18/07/2020 1928 Bucaspor vs Sultanbeyli Bld.
 18/07/2020 24Erzincanspor vs Yomraspor
 18/07/2020 68 Aksaray Belediyespor vs Çatalcaspor
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
639 Okunma
236 Okunma
204 Okunma
199 Okunma
193 Okunma
187 Okunma
185 Okunma
180 Okunma
154 Okunma
141 Okunma
141 Okunma
140 Okunma
130 Okunma
123 Okunma
122 Okunma
121 Okunma
118 Okunma
117 Okunma
115 Okunma
113 Okunma
112 Okunma
111 Okunma
110 Okunma
109 Okunma
107 Okunma
106 Okunma
105 Okunma
105 Okunma
104 Okunma
104 Okunma
104 Okunma
SON YORUMLANANLAR
YUKARI YUKARI